yazarak anlatamayınca bazen, daha önce yazılmış olanlara başvurulabilir belki de.. Depeche Mode da demiş zaten;
..words are very unnecessary, they can only do harm..
gokhan-deactivated20100627 asked: ne demek efenim :) reblog candır, canandır. copypasteyse kaka
aynen öyle, karşıyız copypaste’e :) reblog yaparken de dikkat etmek lazım ama çalmak gibi olmasın diye müsade isteyelim dedik :)
Hatunlar bunu hala anlamıyor.Bir erkek eğer gerçekten seni isterse tutup kolundan götürür zaten.Onlar zamanla bahanelerle ve taktiklerle uğraşmazlar.
Sadece elimi tutmasın tutup sürüklesin beni.Sabah sabah nerden çıktı bu muhabbet ya unutttum.
Siz benim aşık olacağım adama önce bir temiz dayak atacağımı biliyor musunuz?
Bilmiyorsunuz gelince anlatacağım.
(via lucysradio)
i need your arms around me, i need to feel your touch
ve yine başardı…
“hava güzel olursa bahçede çekeriz fotoğrafları, istediğin gibi de giyinirim, tamam” demiştim önceki gün. kendimi de buna hazırlamıştım artık, fotoğraf çekecektik, o çekmekten keyif alıyordu biraz yardımcı olabilirdim ben de.
uyandığımda havanın kötü olduğunu görünce önce üzüldüm, sonra da başka zaman çekeriz artık diyerek biraz da rahatladım.. o ise “hava kötü ama burada, yatakta çekebiliriz” diyerek dolabıma doğru yürümeye başladı. beş dakika içinde 4-5 farklı kıyafet belirlemişti bile. “hadi giyin başlıyoruz” dedi. bir süre direndim ama sanırım yine bu heyecanına beni de ortak etmişti farkettirmeden. uysal bir şekilde dediklerini yaptım, giyindim biraz da makyaj…
ve hazırdım…
Yerdeki taşlara bakıp duruyoruz Ece’yle. Uykusuzluktan ölmek üzere olmamıza rağmen şehre ineli henüz yarım saat olmuş, kalacak bir yer ve ondan da önce karnımızı doyuracağımız bir lokanta bulmamız gerekiyor, tabi Sedef tuvaletten çıkabilirse.”Bununla birlikte 4 oldu bugün” diyorum. “Beğendiğin…
Serin bir akşamüstüydü ve içimizde tarifsiz bir acı vardı. Oturduğumuz deniz manzaralı kafenin rahat koltuklarına gömülmüştük, ısınmıştık ve yorgunluğumuzu atmaya çok yakındık. Fonda çalan arabesk şarkılar, içtiğimiz hot chocolate ve chocolate truffledan daha iyi giriyordu her bir hücremize.
Birimiz büyük bir firmayla yaptığı iş görüşmesi sonrası beyinsel alıklıkla gelecek planları yapmaya çalışıyor ve başka bir şehre yerleşmesini 4–5 ay kadar erteleyen o tek dersine lanetler yağdırdığı günleri anımsayıp gülüyordu. Diğerimiz ise birkaç saat önce koynundan çıkıp geldiği çocuğu adeta yoksayıp diğer başka adayları, geleceğinin belirsizliğini kabullendirmeye çalışıyordu arabesk beyin hücrelerine.
“Her şey unutulur” diyordu şarkıda. Soğuk bir Aralık günüydü ve chocolate truffleın içinde gerçekten truffle yoktu.
Alıntıdır.
İnsanlar 2’ye ayrılır:
Dikine fotoğraf çekerken,
-makineyi saat yönünde çevirenler
-makineyi saat yönünün tersine çevirenler.